Devlet Açısından Kadının Değeri

0
70
görüntülenme

Devlet Açısından Kadının Değeri

Türk toplumunda, hanımın iyi bir yeri var. Orta Asya’da oluşturulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Kamu yönetiminde, Toplum, monogami ilkesini gözlemler, ev eşlerin ortak mülkiyeti. Onur ve ifade ile mükemmel bir örnek verildi ve herkesin bakış açısı değişti. Osmanlı döneminde kadın hakları düştü. Kadınlar evlilik, boşanma, miras ve eğitimde birçok hakkı kaybettiler. Buna ek olarak, köylerde ve şehirlerde yaşayan destekli kadınlar, her alanda eşleri.

Kurtuluş savaşı yıllarında, cepheye giden bir Türk kadını çocuğunu kaldırdı ve evinin geçimini sağladı. Arpa bile silah ve mühimmat taşımada yer aldı. Bu tavırla, Türk kadını Türk toplumundaki önemli yerini bir kez daha kanıtlamıştır. Atatürk, kadınlarımızın sivil, siyasi ve sosyal haklara sahip olması gerektiğine inanıyordu. Türk eşi Atatürk’ün en iyi ifadesi şu sözleri ifade eder: “… Asla dünyada, milletin eşi, ben, Anadolu hanımdan daha çok çalıştım, milletimi yeniden reggae edip kazandım, Anadolu kadınları denediğimi söyleyemez. Çok fazla “

Ailenin Türk Toplumundaki Yeri, Önemi ve Ailede Kadınlar Büyüktür

Türkiye’de hukukun modern anlayışına uygun olarak medeni hukuk ilkelerine uygun olarak Türkiye’de kurulmuştur. Karısı ve erkeğin eşit hakları var. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, toplumsal uzlaşma için en önemli koşullardan biridir. Atatürk, ailenin toplumdaki yerini ve önemini şöyle anlatıyor: “Medeniyetin özü, aile hayatındaki ilerleme ve iktidarın temeli. Bu yaşamdaki dejenerasyon, elbette sosyal, ekonomik ve politik bozulmaya neden olur.

Kadınların Sosyal ve Politik Hakları

Atatürk, kadınların erkeklerle çalışıp sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta sorumluluk almaları gerektiği fikrini kabul ve savundu. Atatürk döneminde, Türk kadınları doğum, eğitim ve meslek seçme hakkı gibi sosyal hakları edinmiştir. Türk ailesini düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun kabulüyle, kadın ve erkekler arasındaki eşitlik, sosyal ve ekonomik hayatta güvence altına alınmıştır. Kadın değer kazandı Burada hiçbir siyasi haktan söz edilmemiştir.

Demokrasinin tüm kurum ve kurallarını yumuşatması için, kadınlarımıza politik haklar tanınması gerekiyordu. Bağımsızlık savaşını kazanacak kadar çok şey yapan Türk kadını, ülkeyi yönetmeye katılmaktı. Medeni hukukta tanınan hakların ardından, Türk kadınının yönetime katılmasına izin veren siyasi haklar, 1930 yılında verilmeye başlandı. İlk olarak, 1930’da kadınlar belediye seçimlerine katılma hakkına sahiptiler. 1933’te Türk kadınları Muhtar’ın seçimlerine katılma hakkına sahip oldular.

Türk kadınları, 1934’te birçok Avrupa ülkesinden önce yapılan bir anayasa değişikliği, milletvekili seçme ve seçilme hakkı. Atatürk’e itirazda; “Türk hanımefendi dünyanın en zeki, en erdemli ve en acımasız kadını olmalıydı.” Dedi. “Bizim dinimiz, kadınların erkeğin arkasında kalmasını asla gerektirmemiştir. Allah’ın emrettiği şey, erkeklerin ve kadınların birlikte bilgi ve birikime sahip olmalarıdır. ” Kadınların toplumdaki önemini belirtti.

 

YORUM YAZ

Lütfen Yorumunuzu Giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz